Kuraklık artık tarım için istisnai bir risk değil, sistemin yeni gerçeği. Yağış rejimlerindeki belirsizlik, uzun süren su kısıtı ve ani sıcaklık dalgaları, üretimi yalnızca zorlaştırmıyor aynı zamanda öngörülemez hale getiriyor. Bugün asıl soru şu: Daha az suyla üretim nasıl sürdürülebilir hale getirilir? Bu sorunun cevabı tek bir uygulamada değil, bitkinin fizyolojisini, toprağın yapısını ve üretim sisteminin tamamını birlikte ele alan yeni bir yaklaşımda yatıyor.
Abiyotik stres, bitkilerin büyümesini, gelişimini ve verimliliğini olumsuz etkileyen cansız çevresel faktörlerin oluşturduğu baskıyı ifade eder. Su eksikliği, aşırı sıcaklık, don, tuzluluk, yoğun ışık, besin eksikliği ve ağır metal birikimi gibi çevresel koşullar, bitkiler üzerinde abiyotik stres yaratabilir.
Kuraklık ve don stresi, iklim değişikliğiyle birlikte tarımsal üretimde en önemli çevresel riskler arasında yer almaktadır. Bu stres faktörleri bitki gelişimini yavaşlatabilir, hücresel dengeyi bozabilir ve verim ile kalite kayıplarına neden olabilir.



